Ekonomitrend

Ekonomi ve Analiz

Dünyadaki Kentsel Dönüşüm Çalışmaları

Kentsel dönüşüm projeleri üst yapı projelerinin kapsamının çok ötesinde çok daha geniş bir anlama ve kapsama sahiptir. Bu nedenle oldukça karmaşık olan süreci tam olarak izah eden tek cümlelik bir tanım oluşturmak çok da mümkün değildir. Basit bir tanım olarak kentsel alanda bulunan binaları bir inşaat programı ile yenilemek ve yeniden yapılandırmaktır. Ancak özünde çok daha geniş bir anlama sahip kentsel dönüşüm için daha kapsayıcı bir tanımı yapmak zorunludur. Esasen kentsel dönüşüm sadece eski binaları yıkıp yenilerini yapmanın çok daha ötesinde geniş çaplı bir kentleşme projesi olmak durumundadır. Dolayısı ile yapılacak doğru tanım eski binaların yıkımı, yeni binaların yapımı kavramlarına ek olarak sosyo-ekonomiyi de içermelidir (Özden,2006). Bu bakımdan, kentin belirli bir bölgesinde mevcut yapı stoklarının eskime sürecine girmesiyle doğal bir ihtiyaç haline gelen yenilemenin, sosyo-ekonomik ve fiziksel şartlara uygun olarak stratejik bir plan dahilinde yapılmasına “kentsel dönüşüm” denir.

Dünyada Kentsel Dönüşüm Projelerinin Ortaya Çıkması

İnsanoğlunun birlikte yaşamaya başladığı, kalıcı yaşam alanları oluşturduğu günden beri kentsel dönüşüm gündemde olmuştur. Ancak kentsel dönüşümün devlet kurumları, yasal altyapı, yerel yönetimler ve girişimciler ile birlikte koordineli olarak gerçekleştirilmesi 19.yy sonları ve 20.yy başlarına kadar gerçekleşmemiştir. (Broudehoux ,1994)

Büyük çaplı kentsel dönüşüm projelerine baktığımızda ilk göze çarpan proje 1853 yılında İmparator III. Napolyon tarafından görevlendirilen George-Eugene Hausmann tarafından Fransa’nın başkenti Paris’te yapılmıştır. Hausmann tarafından gerçekleştirilen projede ışık ve hava akımının şehrin merkez semtlerine ulaşması, kanalizasyon şebekesi, yaşam alanları ile Paris’i daha modern ve güzel bir şehir haline dönüştürürerek getirilmesi amaçlanmıştır. Projede aynı zamanda eskimiş mahallelerin yıkılması, sokakların genişletilmesi, geniş parklar ve meydanlar açılması, çeşmeler yapılmasını da kapsamaktadır. Hausmann çalışması 17 yıl sürmüş ve 1870 yılına kadar devam etmiştir. Çalışmanın sonuçları göz alıcı olmuştur. Paris modern bir görünüm almıştır. 2.5 dönümlük Bois de Vincennes açılan parkların en önemlisidir.(Harvey ,2003)

Diğer taraftan kentsel dönüşümün milli bir program olarak yapılması ilk kez Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilmiştir. Şehir merkezlerinin dönüşümüne odaklanan kentsel dönüşüm çalışmaları, sonrasında anıtsal kamu binaları inşasına dönüşmüştür. 1930’lar da ise kentsel dönüşüm programı gecekondu semtlerinin temizlenmesi, yıkımı ve yerine alt gelir grubuna yönelik çok katlı apartman sitelerinin yapımı şeklini almıştır. Federal hükümetin geniş kapsamlı olarak kentsel dönüşüm adımı 1949 yılında çıkarılan yasa ile kendini göstermiştir. Çıkarılan yasa 3 temel nokta üzerine odaklanmıştı:

  • Semtlerin korunması yolu ile gecekonduların önlenmesi ve ev kod uygulaması
  • Yapıların ve semtlerin rehabilitasyonu
  • Semt yapılarının temizlenmesi ve yeniden geliştirilmesi

Maalesef özel sektör,  projelerin sadece konut üzerine olması, projelerin tamamlanmasının çok uzun sürmesi, uzun süreler için yüksek yatırım maliyetlerine katlanılmak zorunda kalınmasından dolayı isteksiz davranmışlardır. Bu çalışmalar daha çok şehrin merkezine odaklanması, küçük işyerlerinin taşınmak zorunda kalması nedeni ile birçok tartışmayı da beraberinde getirmiştir. Sonraları kentsel dönüşüm “buldozer yaklaşımı” adıyla anılmaya başlamıştır (Nobre, 1994). Bu yaklaşım gecekondu semtlerinde yaşayanlar için hiçbir çözüm üretmemiştir. Düşük kira değerine sahip gecekondular yıkılmış yerlerine daha yüksek kira değerine sahip konutlar yapılmış; burada yaşayanlar ise daha yüksek kira ödemek zorunda olukları başka gecekondu semtlerine taşınmak zorunda kalmışlardır. Kentsel dönüşümün çözüm üretmesi gerektiği semt halkına, daha büyük sorunlar oluşturmuştur. Bu sebeple uygulanan program birçok sivil örgüt lideri tarafından bir kentsel dönüşüm programı olarak görülmemiş daha çok zencileri yerlerinden etme çalışması olarak yorumlanmıştır (Nash, 1965). 1954 yılında uygulanan program,  girişimcilerin kar etmelerini sağlayacak şekilde değiştirilmiş ve 1956 yılından itibaren büyük bir ivme kazanmıştır. 1962 yılına kadar 636 şehirde 1210 proje başlamış ve federal bütçeden 3 milyar dolar tahsis edilmiştir (Eichler,1965).

 

Hiroşima – Danbara Kenti Kentsel Dönüşüm Projesi (Japonya)

1945 yılında Hiroşima’ya atılan atom bombası sonucu 13 km2 ‘lik bir alanın tamamen yerle bir olması nedeni ile bölgenin yeniden imarı zorunlu olmuştur. Projede dünyanın en güzel, en verimli kentinin kurulması hedeflenmiştir. Proje aynı zamanda toplumun hafızasındaki kötü anıların silinmesini de  hedeflemiştir (Boyarin, 1994). Projenin en büyük başarılarından biri de halk desteğinin sağlanmış olmasıdır. Bu amaçla 21 halk örgütü kurulmuş ve bunlardan 12’si karar aşamasında etkin rol almıştır (Şişman & Kibaroğlu 2009).

Trafalgar Meydanı Kentsel Dönüşüm Projesi (İngiltere)

Trafalgar meydanı kentsel dönüşüm projesi kent merkezine yönelik uygulanan kentsel dönüşüm projelerine bir örnektir (Kara, 2011). Trafalgar meydanı, Trafalgar savaşının anısına yapılmış şehrin cazibe noktalarından biridir. Meydanın yollarla çevrelenmiş olması, meydana erişimi zorlaştırdığı gibi tarihi önemini sekteye uğratmış ve turistlerin meydana olan ilgisini kaybetmesine neden olmuştur. Proje ile meydan, araçların işgalinden kurtarılıp yeniden kente ait olması hedeflenmiştir. Projenin başlangıç aşamasından itibaren düzgün bir yapı ortaya konmaya çalışılmış bunun içinde kamu kuruluşları, özel sektör aynı zamanda sivil toplum örgütleri birlikte rol almışlardır. Bu sebeple uygulama dünyadaki önemli kent merkezi kentsel dönüşüm örneklerindendir (Demirsoy, 2006).

Trafalgar Meydanı

Trafalgar Meydanı

 

Londra Dockland Kentsel Dönüşüm Projesi

1981 yılında özel bir kanunla başlayan çalışma, Thatcher hükümetinin yansımalarını taşımaktadır. Bu dönemde yapılan çalışma Thatcher hükümetinin uygulamaları ile sosyal ve çevresel boyuttan ziyade bina odaklı olmuş, ancak 10 yıl sonra bu ilaveler de yapılabilmiştir. İlk on yıl için 1 milyar Sterlin harcanan proje daha sonraları 10 milyar Sterlin boyutunda özel sektör yatırımını çekmeyi başarmıştır. Londra Dockland kentsel dönüşüm projesi yüksek başarı göstermiş, bu hali ile hemen yakınında yeni ve modern bir kent alanı daha kurulmasını sağlamıştır. Dockland projesi kentsel dönüşümün büyümeye, üretkenliğe ve karlılığa olan katkısının anlaşılmasında büyük fayda sağlamıştır.

Günümüzden geriye doğru bakıldığında Dockland projesi ile 100 bin yeni iş olanağı oluşturulmuş, %96 seviyesinde sosyal konut da yaşamını sürdüren halk oranı %46’ya düşürülmüş; bunların hepsi sağlanan teşvik olanakları ile 10 yıl gibi kısa bir sürede sağlanmıştır (Edwards, 1992).

 

Postdam Meydanı Kentsel Dönüşüm Projesi (Almanya)

Berlin’de bulunan Postdam meydanı II. Dünya savaşında büyük bir yıkıma uğramış, savaş sonrasında da Almanya’nın doğu ve batı olarak ikiye ayrılmasının sonucunda meydan, bütünlüğünü kaybetmiştir (Kibaroğlu & Şişman,2009)

Soğuk savaş sona ermesinden sonra ise Doğu ve Batı Almanya’nın birleşmesinin ardından Berlin Duvarı yıkılmış ve Postdam Meydanı tekrar tek parça haline gelmiştir. Meydanın tarihi önemi ön plana çıkmış, hem Almanya’nın hem de Avrupa’nın merkezi olması sloganı ve Almanya’nın birleşmesini sembolize etmesi bakımından simgesel bir öğe olmuştur.  Berlin senatosu tarafından 1991 yılında bir proje yarışması düzenlenmiş, hazırlanan projede meydanın 1940 öncesi dönemdeki kentsel dokuyu koruyan proje birinci seçilmiştir. Proje çok büyük özel sektör katkısı almış ve 1992 ve 2000 yılları arasında proje için 20 milyar Alman Markı, 1998 rakamları ile 10 milyar Avro’luk kaynak kullanılmıştır ( Overstorm,2015).

 

potsdam

Potsdam

Proje kapsamında;

  • Gece gündüz yaşayan bir şehir
  • Konut alanları
  • Küçük iş yerleri ve alışveriş birimleri
  • Bürolar
  • Kültürel yapılar

bulunan bir metropol merkezi oluşturulması amaçlanmıştır (Demirsoy, 2006)

Bütçesi, master planı ve plan içerisinde inşa edilen binaların mimari projeleri ile farklı bir yere sahiptir. Manhattan ve Londra benzeri gökdelenler kümesi olarak da görülmekte ancak çevresinden çok ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Bununla beraber, meydandaki yapılaşma ile ilgili olarak “Manhattan am Spree”  yani mimari bir felaket tabiri de kullanılmaktadır (Nowobilska & Zaman, 2014).

 

La Defense Kentsel Dönüşüm Projesi (Fransa)

Başarılı kentsel dönüşüm projelerine sahip şehirler yeni simgesel yapılar ve şehir görünüşü ile turistik çekiciliklerini zenginleştirmişlerdir. Bu şehirlere en iyi örneklerden biri de Fransa’nın başkenti Paris’tir. Paris’in yeni iş merkezleri bölgesi olan La Defense geçirdiği kentsel dönüşüm ile bu duruma güzel bir örnektir (Belka,2013). Fransız devleti tarafından La Defense’ın dönüşüm projesinin yönetimi için 1958 yılında kurulan EPDA (Établissement Publique pour l‘Aménagement de la Défense), projenin ilerleyişinde belirleyici olmuştur (Roberts,2011).

La Defense, Avrupa’nın önemli ticaret merkezlerinin başında gelmektedir; aynı zamanda Fransız ekonomisinin vitrini durumundadır. Günümüzde, 160 hektarlık bir alana sahip olan bölge %36’sı düşük maliyete sahip 10120 konut ve 3.35milyon m2 büro, 180000 kişiye istihdam sağlayan çok büyük bir projedir. Bölgede 2500 şirket bulunmakta; bunların 14’ü Fransa’nın ve 15’i ise Dünyanın en büyük global firmalarıdır. Fransa’da bulunan 25 en yüksek binanın 19’u da La Defense kentsel dönüşüm projesi kapsamında bölge sınırları içerisinde inşa edilmiştir (Scicolone,2012).

Projenin en önemli özelliklerinden biri de mevcut şehir merkezinden apayrı bir noktada, şehrin dokusuna dokunmadan oluşturulan yeni bir bölge, bir iş merkezi ve yaşam alanının uzun soluklu bir proje ile oluşturulmasının amaçlanmış olmasıdır (Kibaroğlu & Şişman,2009). Bu amaçla ilk imar planı 1958 yılında hazırlanmış ve gelecek 30 yıl için bir çalışma programı belirlenmiştir. 1959 yılında ki imar planı ile birlikte de kaydedilen gelişmelere ilave olarak Boulevard Circulaire (çevre yolu) ve iş bölgesinin altından geçen bir otoyol projesi eklenmiştir. Gökdelenlerin yükselmesi ise 1964 sonrasında başlamış 1964 – 1969 arasında 5 gökdelen projesi hayat bulmuştur. Bunlar;

  • Tour Nobel (Tour Initiale), 105 metre
  • Tour Aquitaine, 106 metre
  • Rezidans amaçlı inşa edilen Boieldieu, La Defanse ve Lorraine’dir.

Bu projeler La Defense’ da görülen birinci jenerasyon gökdelenlerdir (Scicolone,2012).

 

La Defense kentsel dönüşüm projesi çok uzun soluklu bir projedir. Proje ilk başladığı günden beri bulunduğu dönemin mimari gelişmelerinden ve akımlarından da etkilenmiştir. Son olarak 2006 yılında hazırlanan La Defense stratejik gelişim planı ile yeni bir soluk kazanmıştır. Stratejik plana göre çalışmalar 3 ana zaman dilimine ayrılmıştır;

  • Uzun dönem
  • Kısa dönem
  • Hemen yapılması gerekenler

 

Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy tarafından çalışmaların promosyonu da yapılmış, yeni plan ile birlikte 450000 m2 büro ve 100000m2 konut alanı için de çalışma yapılmıştır. 2008 yılında oluşan global mortgage krizi yürütülen projelerinin finansmanında duraksama yaratsa da bu planın devamını etkilememiştir (Roberts,2011).

La Defense

La Defense

Gelinen noktada Le Defense’in göstermiş olduğu gelişme, projenin olgunlaşma seviyesine ulaştığını göstermektedir. Sürecin yürütülmesinde EPAD gibi bir özerk kamu kuruluşunun oluşturulması ve özel sektör dinamizmi ile çalışması çok büyük katkı yaratmıştır. Projenin başarısının diğer bir kaynağı ise süreç içerisinde kendini hem plan hem de mevcut yapı anlamında yenileyebilmesi olmuştur.

 

Barangaroo, Sidney Kentsel Dönüşüm Projesi (Avustralya)

22 hektar’lık alanı kapsayacak olan projenin 2025 yılına kadar tamamlanması planlanmakta ve proje için tahmini maliyet 6 milyar Dolar olarak hesaplandığı belirtilmektedir. Barangaroo kentsel dönüşüm projesi aslında 2000 yılındaki Olimpiyatlara kadar uzanmaktadır. Kentsel dönüşüm projesi 2005 yılında düzenlen uluslar arası plan ve tasarım yarışmasıyla başlamış oldu. The City of Sydney ve Sydney Harbour Foreshore Authority projenin kontrolünü üstlenmiş olsalar da 2009 yılında kurulan Barangaroo  Development Authority (BDA)  denetimle görevlendirildi. Yapılan proje ihalesini Lend Lease kazandı (Anonymous,2014)

sydney

Sidney

Yeni Galler Eyaleti’ne ait ve  Barangaroo Teslimat Kurumu tarafından yönetilmekte olan 22 ha’ lık konteynır alanı, Sidney’in yeni finans merkezi olması için dönüştürülüyor. 6 milyar dolar maliyetinin olacağı dönüşüm projesinin tamamlandığında Yeni Galler ekonomisine yıllık 1.5 milyar dolar katma değer sağlaması ön görülmekte. Kentsel dönüşüm projesi tamamlandıktan sonra 23000 kişinin bölgede kurulan iş kulelerinde çalışacağı bununla beraber, günlük 33000 kişinin de bölgeyi ziyaret edeceği tahmini yapılmakta (Ballantyne & O’Connor, 2013).

Barangaroo master planı aynı zamanda bölgeyi Sidney ulaşım ağına tümüyle entegre edecek ulaşım planına da sahip. Barangaroo kentsel dönüşüm projesi 3 ana bölgeye ayrılmış durumda:

  • Headland Park
  • Barangaroo Central
  • Barangaroo South

Headlan Park bölgesi 6 ha’lık bir alana sahip. Bölge devasa bir park alanı ve yeşil alan olarak planlandı; aynı zamanda kesintisiz bir kordon boyuna sahip olacak. Barangaroo Central bölgesinde bulunan eski liman yolcu terminali kültürel bileşenleri ile ticaret unsurlarının hemen yanında çok geniş bir meydana dönüştürülecek. Barangaroo South ise 7.5 ha’lık dönüşüm alanıdır. Bölge 300000m2 ‘lik çok modern ve üst segment büroların olduğu kuleler için ayrılmıştır. Westpac, KPMG, LendLease, PwC ve HSBC gibi kurumlar ile Sidney’i global finans merkezleri arasında önemli bir yere yerleştirmesi amaçlanmakta. Bölge aynı zamanda alışveriş merkezleri, bankalar, restoranlar ve sağlık merkezleri ile de desteklenecek.

Sidney’de FIRE ( Financial & Insurence Services, Real Estate Services) Finans & Sigorta, Gayrimenkul Hizmetleri sektörü büro talebini oluşturan en önemli sektörlerin başında gelmekte. Deloitte Access Economics tarafından yapılan araştırma ve projeksiyonlarda 2017 den 2022’ ye kadar sadece FIRE sektöründe 10900 yeni istihdam oluşacağı tahmin edilmekte. Bu büyümenin aynı zamanda toplam 108500 ila 151900m2 boyutunda yeni büro talebini yaratacağı hesaplanmakta (Ballantyne & O’Connor, 2013). Bu açıdan bakıldığında, 2022 yılında projenin oluşturduğu yeni büro alanlarının %30 kısmını sadece FIRE sektör çalışanlarının oluşturduğu taleple doldurulacağını söyleyebiliriz.

 

SONUÇ

Dünyadaki kentsel dönüşüm projelerine bakıldığında her birinin farklı motivasyon kaynakları olduğu görülse de temel ihtiyaç olan sağlıklı ve planlı kentler kurma isteğinin ortak nokta olduğu tespit edilecektir. Nüfus hareketleri, kentlerde yaşama isteği, altyapı yetersizliği gibi sebeplerle kentlerdeki yaşam alanlarının planlanmasının ve yerleşime açılmasının talebe yetişememesi ve oluşan çarpık kentlerin yarattığı sosyo-ekonomik, yerel yönetim hizmetlerin sağlanması, kaynak israfı sorunları dünya şehirlerine dönüşüm projelerini hayata geçirerek, köklü çözümler üretmeyi zorunlu kılmıştır.

Globalleşme, sermaye hareketlerinden faydalanma arzusu ve ekonomik politikalar nedeni ile finans merkezlerinin oluşturulması ihtiyacı da kentsel dönüşüm çalışmalarına geçtiğimiz on yılda yeni bir boyut kazandırmıştır. Fransa’nın başkenti Paris’ deki La Defense ya da Almanya’nın başkenti Berlin’deki Postdam kentsel dönüşüm projeleri Avrupa’nın en önemli ve başarılı projeleri olarak görüldüğü gibi yeni projelerin de ilham kaynağı olmuştur.

Devlet ve yerel yönetimler, halk ve sivil toplum örgütleri, yatırımcılar ve girişimciler başarılı bir kentsel dönüşüm projesinin üçayağını oluşturmaktadır. Üçayaktan birinin eksik olması proje başarısını olumsuz etkileyecektir. 1954 öncesi Amerika Birleşik Devletler’ inde gerçekleştirilen dönüşümlerde halk-sivil toplum örgütleri ve yatırımcılar-girişimler yönünden yapılan hatalar projelerin amacının ötesinde bir noktaya varmasına neden olmuş ve dönüşüm projelerinin yeniden revize edilmesi mecburiyetini doğurmuştur. Bu nedenle çalışma öncesi yapılacak ön hazırlıklar ve yapının doğru kurulması çok önemlidir.

 

 

 

 

 

 

KAYNAKLAR

1)Ananymous, 2014, Best practice urban renewal, Input into Bays Precinct forum City of Sydney November 2014, http://www.leichhardt.nsw.gov.au/Community-Issues/The-Bays-Precinct/The-Bays-Precinct, [Ziyaret Tarihi, 02 Ocak 2016]

2)Ballantyne Andrew, O’Connor  Tim, 2013,  International Towers Sydney: New development is shaping the future of Sydney as a global finance centre, March 2013

3)Boyarin Jonathan , 1994, Remapping of memory, 99-126

4)Broudehoux Anne-Marie, 1994, Neighborhood Regeneration in Beijing: An Overview Of Projects Implemented in the Inner City Since 1990, chapter 1

4)Demirsoy Mustafa Sami ,2006, Kentsel Dönüşüm projelerinin Kent Kimliği Üzerine Etkisi

5)Edwards Brian,1992, London Docklands: Urban design in an age of Deregulation

6)Eduardo Alberto Cuce Nobre, 1994, Towards a beter approach to urban regeneration: defining strategies for inter vention in the central area of Sao Paulo

7)Eichler Edward P. 1965, Review, The Federal Bulldozer: A Critical Analysis of Urban Renewal, 1949-1962 by Martin Anderson

8)Harvey David, 2003, Paris, Capital of Modernity, 9-11

9)KARA Mustafa,2011Girişimcilik ve Kalkınma Dergisi (6:2)

10)Nash Peter H.,1965, Anderson: The Federal Bulldozer

11)Nowobilska Matgorzata, Zaman Quazi Mahtab,  2014Postdamer Platz, The Reshaping of Berlin

12)Overstorm Neal,2015, Potsdomer Platz , http://people.umass.edu/latour/Germany/noverstrom/

13)ÖZDEN Pelin Pinar,2006,  Türkiye’de Kentsel Dönüşümün Uygulanabilirliği Üzerine Düşünceler, I.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi

14)Roberts Nick,2011, La Défense: From Axial Hierarchy to Field Condition,

15)Scicolone Maria, Developing Skyscraper districts: La Defense, CTBUH Journal,2012 Issue I

16)Tomka Béla,2013, A Social History of Twentieth-Century Europe

 

PaylaşPin on PinterestShare on LinkedInShare on Google+Share on FacebookTweet about this on Twitter

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YASAL UYARI

Yasal Uyarı www.ekonomitrend.com sitesinde yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. www.ekonomitrend.com sitesinde yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Yatırımcıların verecekleri yatırım kararları ile bu sitede bulunan veriler, görüş ve bilgi arasında bir bağlantı kurulamayacağı gibi, söz konusu veri,yorum ve bilgilere dayanılarak alınacak kararların neticesinde oluşabilecek yanlışlık veya zararlardan www.ekonomitrend.com sitesi ve yazarları sorumlu tutulamaz..

Ekonomitrend © 2015 Tüm hakları saklıdır

Frontier Theme